Akçaabat’ın Kalbi Duruyor: Salı Pazarı ve Esnafın Çilesi

Akçaabat’ın simgesi olan Salı Pazarı, ne yazık ki son dönemde yanlış uygulamalar ve "ben yaptım oldu" anlayışı nedeniyle kan kaybetmeye devam ediyor. Bir kentin ticari hafızası olan pazar yerleri, o kentin esnafıyla nefes alır. Ancak bugün Akçaabat’ta gördüğümüz tablo; kendi esnafını dışlayan, dışarıdan gelene kapı açarken kendi insanını adeta ölüme terk eden bir yönetim anlayışıdır.

Esnaf "Eski Balıkhane" Arasına Hapsedildi
Akçaabat'ın yıllardır sebze, meyve, tuhafiye ve boncuk satarak geçinen emektar esnafı, eski balıkhanenin olduğu dar alana hapsedilmiş durumda. Dışarıdan gelen satıcılar pazarın nimetlerinden faydalanırken, Akçaabat esnafı siftah yapmadan dükkan kapatıyor, tezgah topluyor. Belediye Başkanı ile yapılan görüşmeler ise maalesef sonuçsuz kaldığı gibi, esnafın taleplerine karşı sergilenen "dayatmacı" tutum kırgınlığı daha da derinleştiriyor.

Trafik Bahanesiyle Mağduriyet
Daha önce trafiğe kapatılan ve esnafın can suyu olan Müftülük Camii yanındaki yolun, Belediye Başkanı ve meclis kararıyla yeniden trafiğe açılması bardağı taşıran son damla oldu. Esnafı oradan söküp atan bu karar, sunulan sığ gerekçelerin aksine ticari hayatı felç etmiştir. Eski büyük pazarlardan geri yeller eserken; belediyenin bugün esnafa sunduğu yerlerde bırakın ticaret yapmayı, belediye yetkililerinin kendileri bile bir gün ayakta duramaz.

"Gönül Belediyeciliği" mi, "Totaliter Anlayış" mı?
Seçim meydanlarında "insan odaklı belediyecilik" ve "gönül belediyeciliği" sözü verenlerin; bugün esnafın yüzüne bakmaya tenezzül etmemesi büyük bir tezat oluşturuyor. Çözüm arayan bir esnafın belediye başkanına ulaşmak için kırk kişiyi araya sokmak zorunda kalması, kurum amirlerinin inisiyatif alamaması yönetimsel bir çöküşün göstergesidir.

Bir belediye başkanı, müdahil olduğu bir konuyu soran esnafına "Haberim yok, bilmiyorum" diyerek aslında Akçaabat’ın geleceğine dair bir vizyonu olmadığını da itiraf etmektedir. "Biz ne dersek o olur, bize akıl veremezsiniz" diyen bu totaliter zihniyet, Akçaabat’ı kalkındırmak bir yana, mevcut pazar kültürünü bile koruyamamaktadır.

Vizyonsuzluğun Bedeli
Akçaabat için Salı günleri artık sıradan bir günden farksız hale gelmiştir. Pazarı geliştirmek yerine, hatalı uygulamalarla her geçen gün kan kaybettiren zabıta ve meclis kararları, bu ilçenin ticari geleceğine ihanet etmektedir.

Şimdi sormak gerek: Mağduriyet yaratmayacaktık, hani gönüllere girecektik? Akçaabat esnafı dışlanırken, sorunlar halının altına süpürülürken hangi vizyondan bahsedeceğiz?

Akçaabat'ın geleceği, esnafının yüzüne bakmayanların çizdiği o "koca hiçten" çok daha fazlasını hak ediyor.
Selam ve selametle Osman LERMİOĞLU