Örgüt çevrelerinde konuşulanlara göre, kongre ve seçim süreçlerinde kadın kolları ve gençlik kollarını belirli isimler etrafında şekillendirmek için yoğun bir çaba sergilendi. Maddi, manevi ve siyasi anlamda verilen açık destekler, dönemin en görünür mücadele başlıklarından biri olarak hafızalara kazındı. Ancak bugün gelinen noktada, aynı yapılar etrafında hâkim olan tablo, tabanda ciddi bir hayal kırıklığı yaratmış durumda.
Partililerin en sert eleştirisi şu soruda düğümleniyor: Göreve gelmeleri için bu denli güçlü bir irade ortaya konan kadın ve gençlik kolları yönetimleri, neden kısa süre içinde görünmez hale geldi? Kulislerde dillendirilen istifa iddiaları ve fiili sessizlik, örgüt içinde “seçim odaklı mobilizasyon” eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Kadın kolları ve gençlik kolları gibi partinin dinamizmini ve toplumsal temasını temsil eden yapıların, yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan pozisyonlara dönüşmesi, parti tabanında tepkiyle karşılanıyor. Çünkü bu alanlar, vitrin değil; sahadaki enerjinin, değişim iddiasının ve örgütsel sürekliliğin temel taşı olarak görülüyor.
Akçaabat’taki parti çevrelerinde giderek daha yüksek sesle dile getirilen kaygı ise kurumsal güven meselesi. Seçim süreçlerinde sergilenen kararlılık ile sonrasındaki kopuş görüntüsü arasındaki çelişki, “örgüt iradesi mi, kişisel hesaplar mı?” tartışmasını körüklüyor.
Siyasi kulislerde yapılan değerlendirmeler, yaşananların yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağı yönünde. Zira örgüt içinde verilen yoğun mücadelelerin ardından ortaya çıkan istifa ve edilgenlik iddiaları, yerel siyaset açısından ciddi bir yönetim ve motivasyon sorunu olarak okunuyor.
Bugün gelinen noktada, parti tabanının beklentisi net: Mücadeleyle inşa edilen yapıların, aynı kararlılık ve sorumluluk bilinciyle sürdürülmesi. Aksi halde, konuşulanların odağında kişiler değil, kaçınılmaz biçimde kurumsal zafiyet ve siyasi güven erozyonu yer alacak.
Güncelleme Tarihi: 18 Şubat 2026, 16:23